begin with - Türkçe İngilizce Sözlük

begin with

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"begin with" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
begin with f. ile başlamak
Let us begin with the analysis of the implementation of the budget.
Bütçenin uygulanmasının analizi ile başlayalım.

More Sentences
begin with zf. ilk olarak
Let us first begin with minimum standards in the cases where there are real problems.
Gerçek sorunların olduğu durumlarda ilk olarak asgari standartlarla başlayalım.

More Sentences
Öbek Fiiller
begin with f. ile başlamak
Let us begin with the analysis of the implementation of the budget.
Bütçenin uygulanmasının analizi ile başlayalım.

More Sentences
Konuşma Dili
begin with expr. başlangıçta
That is what it was designed to be to begin with.
Zaten başlangıçta da böyle tasarlanmıştır.

More Sentences
begin with expr. başlangıç olarak
To begin with, we don't have enough money.
Başlangıç olarak, yeterli paramız yok.

More Sentences
Genel
begin with zf. evvela
begin with zf. bir kere
begin with zf. ilk önce
begin with zf. öncelikle
Konuşma Dili
begin with f. ilk neden olarak
begin with expr. en başta
begin with expr. ilk önce
begin with expr. öncelikle

"begin with" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
begin quarreling with each other f. kavgaya tutuşmak
Öbek Fiiller
begin with (someone or something) f. ilk olarak (biriyle/bir şeyle) başlamak
begin with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) başlamak
begin with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) giriş yapmak
Atasözü
he that would the daughter win, must with the mother first begin kızın kalbine giden yol annesinden geçer
Konuşma
begin with the end in mind expr. sonu düşünerek başlayın
to begin with expr. evvela
to begin with expr. en başta
to begin with expr. öncelikle
to begin with expr. ilk olarak
Bilgisayar
not begin with expr. belirtilen karakterle başlamaz
not begin with expr. ilk karakter farklı
Futbol
begin with a throw-in f. taç atışıyla başlamak